O, Değişimi Kucaklayan Bir Anne... Irmak Ünal

 

 

 

O, Değişimi Kucaklayan Bir Anne...

Onu ilk olarak oyuncu kimliği ile tanıdık, şimdilerde ise 2 çocuk sahibi bir anne. Anne olmanın keyfine öylesine varmış ki bu duygunun tadını doya doya çıkarıyor üstelik. Irmak Ünal ile annelik, kadınlık ve biraz da hayat üzerine konuştuk.

Sizi biraz daha yakından tanımak istesek Irmak Ünal ile ilgili neler anlatırsınız?

Oyunculuk, sinema ve tiyatro hayatımın önemli bir parçası. Öyle olmaya da devam ediyor ancak önce­liklerim sıralamasında şu an annelik ve çocuklarım bulunuyor. Hayatımın bu dönemini kendimi geliştir­meye ve çocuklarıma adadım. Bu seçimi de çok iç ferahlığıyla ve şüphe etmeden yaptım. Bunun ver­diği iç huzurla anneliğin tadını çıkarttığım, kendimi daha yakından tanımaya başladığım bir dönem geçi­riyorum.

Yakın zamanda ikinci kez anne oldunuz. Anne­lik kolay değil, ikinci kez anne olmak nasıl peki? Daha mı zor, yoksa ilk annelik tecrübelerinizden kaynaklı daha mı kolay?

Çok arzu ederek anne oldum. İki çocuğumun da dün­yaya gelişini dört gözle bekledim. Zor anlar yok mu? Tabii ki var ama yaşadığım büyülü anlarla karşılaştı­rınca hepsine değer. İkinci kez yasama şansı buldu­ğum için de her gün şükrettiğim bir duygu annelik.

Kalya’da anneliği ilk kez tatmıştınız. Nasıl bir histi?

Küçük bir kızım olacağını öğrendiğimde hayatımın çok değişeceğini biliyordum ama Kalya’nın getirdiği değişimin ötesinde kendi çocukluğuma bir yolculuk şansı, derin bir yolculuk oldu. Müthiş bir tecrübe! Anneliğin sizi iyileştirmesine izin verirseniz evlat­larınız size ışık saçan öğretmenler hâline dönüşebi­liyor.

Kız annesi olmakla erkek annesi olmak arasında farklı duygular olmalı. Böyle bir ayrım var mı?

Kız ve erkek çocuk yetiştirmek gerçekten farklı deneyimler. İlgi alanları, dünyaya bakış açıları çok farklı. Keyifle izliyorum. Hatta kadın ve erkek ilişki­sini daha iyi anlıyorum. Erkeklerden beklentilerimiz, onlarınsa bize bakış açıları ve beklentileri iki ayrı gezegenden gelen varlıkların aynı gezegendenmiş gibi davranmasını beklemek. “Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten” kitabını severek okumuştum. O kitabın sağlaması gibi bir kız bir erkek çocuk sahibi olmak. Dikkatli izlerseniz çok fazla çözüme ulaşır­sınız.

Genelde ilk çocuklarda kardeş geldiği zaman sı­kıntılar yaşanabiliyor. Böyle bir süreç yaşadız mı? Nasıl atlattız?

Olabiliyor tabii ki insanın doğası gereği. Ancak iyi bir yönetimle ve bol bol sevgiyle başa çıkılıyor. Sev­giden azıcık sert davrandığı oluyor Kayla’nın ama birbirlerine sevgi dolu bakarlarken görmek her şeyin anlık olduğunun göstergesi. Sevgi en büyük ilaç. Bir de Kayla çok fazla kardeşi olmasını isteyen bir ço­cuk… O yüzden hamileliğim sürecinde heyecanla bekledi ve bunun karşılığında Vadi’ye kavuştuğun­da bunu bir ödül gibi gördü. İyi atlattığımızı düşü­nüyorum. Ayrıca yaş farklarından dolayı da kısa bir zaman sonra kardeşi hep varmış gibi hissedeceğini düşünüyorum.

Kadınlardan hep duyarız anne olduktan sonra hayata bakışların değtiğini söylerler. Sizde ne­ler değti?

Önceliklerim değişti; hayata bakış açım da değişti tabii bununla paralel olarak. Önem sıralamalarının değişmesi hayatın akışını etkiliyor. Daha akışa gü­venen, acelesiz, sakin ve sabırlı oldum. Ben hep bir şeyler kaçıyormuş gibi yaşardım. Geldiğim noktayabaktığım zaman her şeyin yerli yerinde, zamanın­da ve benim iyiliğime ilerlediğini gördüm. Anne olmak bana bu açıdan değişim getirdi.

Nasıl bir annesiniz?

Elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret eden, çocuklarının da ona öğretmesine izin veren, onla­rın hayat amaçlarına ulaşma yolculuğunda onla­ra ışık tutmaya gayret eden, karar verirken içgü­dülerini ön planda tutan ve en önem verdiği şey sevgi vermek olan bir anneyim. Kuralları olan bir evimiz var. Disiplinli bir anne olmanın çocukları­ma gelecekte yardım edeceğine inanıyorum. An­cak disiplini sertlik ve mesafe ile karıştırmamak gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca çocuklarımın arkadaşı değil annesiyim. Onlarla arkadaş gibi olduğum anlar olmasına rağmen onların arkadaşı değil annesiyim. Bu farkı çocuklarının hissetme­sini sağlayan bir anneyim.

Bir röportajızda Kayla büyürken bakı tut­madığı söylemişsiniz. Vadi için de geçerli mi? İki çocuk bir arada zor olmuyor mu?

Aslında dadım hep oldu ancak ben dadımı asis­tanım olarak değerlendiren bir anneyim. Tam zamanlı anne olduğum için çocuklarımla kaliteli zaman geçirmeye gayret ediyorum. Bu arada da hem annem hem de dadımızdan yardım almak­tan çekinmiyorum çünkü eğer şarj etmezseniz tahammülsüz, yorgun ve mutsuz bir anneye dö­nüşebilirsiniz. Bunun bilincinde olarak kendime zaman ayırmanın günün sonunda çocuklarımla daha iyi bir ilişki kurmamın anahtarı olduğunu anlıyorum. “Bir çocuğu bir kabile büyütür” diye bir Kızılderili sözü var. Bu sözü çok doğru bu­luyorum. Yardım almalı ki taptaze ve enerjik bir annelik tecrübesi yaşanabilsin.

iniz nasıl bir baba? Size çocukların bakı konusunda destek oluyor mu?

Eşim benim en iyi dostum. Baba olmayı çok arzu etti ve buna hazırdı. Bu iki kelimenin erkeklerin babalık performansında çok etkili olduğuna inan­cım büyük. İşte bu yüzden Emre bu işin keyfini çıkartıyor. Benim en büyük desteğim ve yardım­cım.

Çocukla ilişkide ve bakında babanın rolü özellikle kadına destek için çok önemli. Bu ko­nuda baba adaylarına mesajız olabilir mi?

Baba adaylarına mesajım aslında bir önceki ceva­bımın içinde var. Eğer elinizden geliyorsa hazır olduğunuz ve baba olmayı gerçekten arzu ettiği­niz bir dönemde baba olun. Ciddi bir hayati karar ve sizin varlığınızla çok daha güzel, sağlıklı ve verimli olacak bir tecrübe bu. Bir de öneminizin farkına varın. Baba çok şey değiştiriyor insanın hayatında. Şimdi düşünün, iyi bir baba olmak ne­ler değiştirebilir.

Kadın olmak, anne olmak, eş ol­mak... Hayatız boyunca pek çok rolü üstlenmek durumunda kalıyo­ruz. Bir kadın olarak bunun zorluk­ları yaşadız mı?

Yoo… Ben bu işe bu kadar komplike bakmıyorum galiba. Bana çok doğal geliyor. Ve bence değişim iyidir. De­ğişim, büyümek ve gelişmektir. Deği­şimi kucaklayarak hayatın doğal dön­güsünü kabullenerek yaşamaya önem veriyorum.

Fan sayfanızda “Bu dünyaya 3 se­bepten dolayı geldik; sevmeyi, af­fetmeyi ve dönüştürmeyi öğrenmek için.” demişsiniz. Siz bu öğrenme sürecinin neresindesiniz?

Hepsini birden öğreniyoruz. Sevme­yi öğrenmek konusunda baya yol kat ettim, daha çok yolum var. Affetmek de aynı. Daha on fırın ekmek yemem lazım affetmeyi tam olarak başarmak için. Ama üzerinde çok çalıştığım bir gerçek. Dönüştürmeye gelince, bence en zoru ama en bereketlisi bu basa­mak. Bu bir süreç değil bence, haya­tın son anına kadar devam edecek bir tecrübe.

Uzun zamandır sizi herhangi bir projede görmüyoruz. Çalışan anne olmanın zorlukları yaşamamak için mi?

Çocukların hayatının ilk 3 yılında an­neleriyle özellikle olabildiğince bol zaman geçirmeleri taraftarıyım. Kay­la 3.5, Vadi 1 yaşını bitirdi. Tamamen çalışmamayı tercih ettiğim dönem geride kaldı. Su andan itibaren benim için uygun olan bir proje ile işime dönmeyi istiyorum. Uzun bir aradan sonra çalışma hayatını canlandırmak benim meslek dalımda biraz zor olsa da umutluyum.

Yakın zamanda bir proje var mı? Yine sizi ekranlarda görecek miyiz?

Hayır yok. Bana ulaşan projeleri değerlendireceğim. Benim hayat akışı­ma ve anlatmak istediğim hikayelere uyan yapımlar tercihim.

Nasıl bir proje ile dönüş yapmak is­tiyorsunuz?

Sinema gönlümden gecen. Televizyon için ise bir çocuk programı var haya­limde.

Oyunculukla ilgili en büyük hayali­niz nedir?

Tek hayalim güzel hikayeler anlatabil­mek. İnsanların hayatlarında olumlu değişikliklere sebep olan projelerde yer almak en büyük hayalim.

Çocukların geleceği ile ilgili hayalleriniz neler? Mesela bir gün oyuncu olacağım diye gelseler tepki­niz ne olur?

Onlara her seçimlerinde destek olmak. Tecrübelerimle ışık tutmak ancak onların yaşayacakları tecrübelere de saygı duymak. Seçimlerine saygı duy­mak. İyi insan olmaları gerisi onların hayatı... Oyuncu olmak isterlerse de çok mutlu olurum. Zor­luklarına karşı onları hazırlamak için elim­den geleni yaparım.