Muayenehane Standartlarında Sterilizasyondaki Kaçaklar

Muayenehane Standartlarında

Sterilizasyondaki Kaçaklar

Diş tedavisinde kullanılan aletlerin
yıkanması, steril edilmesi,
galoş kullanımı, ünitlerin dezenfeksiyonu,
tek kullanımlık ürünler, dezenfektanlar,
cleanerlar, poşetleme cihazları.... Bütün
bunlar artık bir muayenehanenin olmazsa olmazları
yani standartları.
Bu standartların sağlanması hekim için oldukça
fazla çaba gerektirmekte ve maddi harcamaya
sebep olmaktadır. Fakat sterilizasyon öyle hassas
bir konudur ki yapılan basit hatalarla bozulmakta
ve çabalar boşa gitmektedir. Bir muayenehanenin
kapısından girişten başlayarak muayene koltuğuna
oturup kalkıncaya kadarki aşamada sterilizasyonu
bozan pek çok unsur vardır. Kaçakların
oluşmasına neden olan bu alanları aşama aşama
genel olarak hep beraber gözden geçirelim:

• Galoş kullanımı: Galoş sepetleri aralarında

biraz mesafe kalacak şekilde yerleştirilmelidir.
Kirli ve temiz yazıları sepetlerin üzerinde
yazılı olmalıdır. Bu tedbirlerin yanı sıra yardımcı
personel tarafından belirli zaman aralıklarında
galoşların karışıp karışmadığı kontrol
edilmelidir. Böylece kirli galoş temiz tarafa
atılıp, bir sonraki hastanın kirli galoş ile içeri
girmesi önlenmiş olur.

• Muayenehanenin havalandırmasının tam

yapılması gerekir. Kapıdan içeri girildiğinde

ilaç ve dezenfektan kokularının yanı sıra damlacık
enfeksiyonu dediğimiz mikroorganizmaların
havada uçuşmasının engellenmesi için
her tedaviden sonra koltuk dezenfeksiyonuna
paralel havalandırmanın da yapılması gerekir.
Havalandırma yok ise muayene odasının camları
açılıp havalandırma sağlanmalıdır.

• Diş ünitlerinin dezenfeksiyonu tam yapılmalıdır.

Kaçakların olduğu bölgeler aeratör başlıkları,
hava-su şırıngası, mikromotor parçaları, ünitin
tablası, pamuk ruloların ve frezlerin kaplarıdır.
Bu bölgeler kontaminasyona son derece müsaittir.
Özellikle pamuk ruloların ve frez kutularının
kontrolleri mutlaka yapılmalıdır.

• Refrektör de ünit üzerinde kontaminasyona

en müsait alanlardan biridir. Hasta ağzında
çalışırken ağızdan sıçrayan artıkların ilk sıçrayacağı
yer refrektördür. -Özellikle hasta sirkülasyonunun
yoğun olduğu ve üst üste hasta
alımının yapıldığı durumlarda- hastanın ilk
karşılaştığı ve baktığı yer refrektördür. Işık
yanınca damla damla tüm artıklar direkt göze
çarpar ve kliniğin itibarını zedelemesinin yanı
sıra ciddi bir kaçak sebebidir. Bu nedenle refrektörün
ön yüzeyi ve tutacak kısımları streçlerle
sarılmalı ve dezenfektanla silinmelidir.

• Diğer bir kaçak alanı da şüphesiz ki kreşuardır.

Kreşuarı her hastadan sonra temizlemek
standarttır. Ama özellikle cerrahi işlemler sonrasında
özel solüsyonlarla derinlemesine temizlemek
gerekir. Kullanım sonrasında kreşuarın
suyu bir süre açık bırakılıp, akıtılarak artıkların
temizlenmesi sağlanmalıdır.

• Tükürük emiciler tek kullanımlık olduklarından

oldukça güvenilirdirler. Peki tükürük emicinin

yerleştiği kısım her hastadan sonra dezenfekte
ediliyor mu? Her hastanın eliyle tuttuğu bu kısımlar
mutlaka dezenfekte edilmelidirler.

• Hastalarımızın başlarını yasladıkları kısımlar

özellikle yaz aylarında terle kontamine olurlar. Bu

nedenle tetiyer başlıkları da dezenfeksiyona tabi
tutulmalıdırlar. Tetiyer kılıfı kullanılıyorsa ideal
olanı her hastadan sonra değiştirmektir.

• Bir muayenehanede gerçekleşen en büyük

kaçağın eldiven kullanımında yaşandığını düşünmekteyim.

Eldiven hem hastayı hem de hekimi
koruyan bir bariyerdir. Bu nedenle eldivenin ele
takılmasından kullanım aşamasına kadar geçen
sürede bir dizi kurala mutlaka uyulmalıdır. Eldiven
ile dolap kapakları açıp kapatmak ya da çalan
cep telefonuna dokunup tekrar hasta ağzına dönülmesine
kaçak gözüyle bakılmasının yetersiz
olacağını düşünmekteyim. Eldiven kullanımı sadece
hekimin ya da yardımcı personelin kendisini
hastadan ya da ortamdan gelen mikroorganizmaya
karşı koruma amaçlı değildir. Aynı koruma
koltuğa oturan hasta için de geçerlidir. Bu nedenle
eldiven kullanımında kaçaklara göz yumulmamalıdır.
Büyük kliniklerde ya da birden fazla
yardımcı personelin çalıştığı muayenehanelerde
oluşan kaçakların en önemli sebebi çalışan personelin
arasındaki iletişimsizliktir. Görev tanımlarının
tam yapılmaması, eğitimlerin tam verilmemesi
bütün bunlara sebep olmaktadır.

• Muayene koltuğunun hazırlanması, toplanması,

zaman zaman tatbikli canlandırma yapılması,

yardımcı personelin hastanın yerine geçerek
empati kurması, tedavi koltuğuna ve muayenehaneye
hastanın gözünden bakması kendini geliştirmesi
açısından oldukça fayda sağlayacaktır.
Zaman zaman yapılacak eğitimler bu konuda
yazılan makale ve dökümanların paylaşımı
bu standardın oturmasını sağlayacak, kaçakları
önleyecektir.
Dt. Güzin Kösedağ Kırsaçlıoğlu